Fikir Hürriyeti ve Ekonomi

Bugün gündemde dönen Diamond Tema hakkında yakalama kararı çıkmasından farklı olarak bu zihniyetin turizm ve ekonomi üzerine olan etkisini tartışacağım.

Öncelikle ben bahsi geçen youtuberları hiç duymamıştım. Hatta Diamond Tema dediklerinde ben metal grubu sandım. Sonra Anatema ile Pantera’nın rahmetli gitaristi Diamond Darrel’la karıştırdığımı fark ettim.

Şimdi konu kısaca şu. Bir münazara programında şeriat tartışması varmış. Asrın Tok isimli kişi şeriatı savunurken Diamond Tema ise şeriat karşıtı laiklik ve Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmuş. Bu program sonucu ortada hiçbir suç yokken Diamond Tema hakkında yakalama kararı çıkmış. Ve enteresandır bu ülkede şeriat istemek suçken şeriat istiyorum diyen değil tersini söyleyen suçlu bulunuyor. Hatta şeriat isteyen tipin gayet de suç olacak Türkiye Cumhuriyeti ve kurucusu Atatürk’e hakaret eden halkı kin ve düşmanlığa iten söylemlerine denk geldim. Yani bakınız şu söylemlerin ceza almaması dahi ülkede vasıflı göç sebebi. Ona rağmen tersini söyleyen hakkında… Her neyse sonuçta ülkenin tımarhaneye dönmüş olduğu hepimizin malumu zaten.

Tartışmanın çıktığı nokta Diamond, Buhari’nin kitabında yazan Hz. Muhammed’in Hz. Ayşe ile 9 yaşında evlendiğini söylemiş. Bunda kendi fikrimi söyleyecek olursam da hadis işin içine girdiğinde çok karışıyor. Mesela bu mesele Kuran’da geçen bir mesele değil. Benim kafamın karıştığı nokta erkeğin birden fazla kadınla evlenebileceğini söyleyen ayete göre kadının yetim olma koşulu var. O yüzden ayet evlilik mi evlat edinme mi olduğu konusunda tartışmalı. Bunu sorgulamamın en mantıklı sebebi hadislerden bağımsız olarak -ki dini pek çok meseleyi Kuran ve dinle çelişmemesi için hadisten bağımsız incelemek gerektiği görüşündeyim.- Hz. Muhammed’in Hz. Hatice ve o öldükten sonra başka bir eşi harici kimseden çocuğu olmaması. Ama böyle düşündüğümüzde Hz. Muhammed belki de hep tek eşliydi. Hem bu durum hem de çocuklarla evlenme meselesi bu şekilde sorgulandığında bazılarının işine gelmez gibime geliyor. 

Ülke itibarının ekonomi üzerine etkisi

Benim asıl gelmek istediğim nokta bu tarz düşünce özgürlüğünü kısıtlayıcı icraatler ülkemizin itibarına gölge düşürüyor. Zaten ülkenin ekonomisinin bu halde olmasının en büyük sebepleri ülkenin özgürlük konusunda iyiye gitmemesinden kaynaklı yatırım kaybetmesi ve beyin göçü. Ancak geçenlerde karşılaştığım bazı sosyal medya yorumları ülkenin turizm gelirlerini de bana sorgulattı.

Bu yazımda da yazdığım üzere bir Türk vatandaşı olarak artık Türkiye’de tatil yapmıyorum. Elbette ülkemdeki ekonomi düzelsin istiyorum. Ancak şahsen kazıklanmaktan, taciz edilmekten yoruldum. Ancak hala denk geldiğim ülkemi tanıtan gönderileri paylaşarak destek olmaya çalışıyorum. Artık yavaş yavaş yabancı paylaşımlarda “Türkiye’ye gitmiyoruzı, otokratların ülkelerine gitmiyoruz, orada özgürlük yok, o tarz ülkelerin ekonomilerini desteklemiyoruz” tarzı yorumlara denk geldim. 

Nitekim bu yazımda da bahsettiğim üzerine Suudi Arabistan’ın modernleşme çabaları, dev teknolojik, turistik kent yapmaları, güzellik yarışmaları, başörtüsü zorunluluğunun kaldırılması, ezan sesinin kısılması, okullarda kara çarşafın yasaklanması, kadınlara yasak olan hemen hemen her şey araç kullanma, seyahat etme gibi her şeyin serbestleştirilmesi gibi tüm reformist hareketler petrol devri biterken ülkeye olan yatırım ve turizm gelirlerini kurtarmaya yönelik. Ben geldiğimden beriyse Birleşik Arap Emirlikleri hafta sonunu cumartesi pazara taşıdı. Alkol yasağını kaldırdı. Ramazanda iftar öncesi kamuya açık yemek yeme yasağını kaldırdı. Tüm bunları yaparken de “İslam hoş görü dinidir” diyorlar. Ben zaten hep söylüyorum ben burada Türkiye’den daha medeni yaşıyorum. Ancak ülke de o kadar geriye gitti ki. Şu an bulunduğum ülkeyi örnek gösterdiğinde Türkiyeli şeriatçılar “Zaten Araplar müslüman değil.” Diyorlar. O zaman kim müslüman o da tartışmalı ama gittiğimiz yönle Arapların gittiği yön farklı olduğunun da farkına varmalıyız. Bizimki Afganistan’a gidiyor.

Şeriat konusunda da Türk tipi şeriat falan gibi mevcut şeriat düzenlerinden farklı bir şey uydurulmazsa şeriat geleceğini sanmıyorum. Çünkü şeriatta bile yöneticilerin belli sorumlulukları, belli başlı sabit kurallar vardır. Ancak Türkiye zaten istenilen kuralsızlık ve sorumsuzluğa gelmişken şeriat pek çoğunun konforunu bozar gibime geliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir