İşinizi Yaptığınız İçin Yargılandığınız Bir ülke

Bu yazım biraz fizyoterapistlere özel olacak. Ama fizyoterapist olmadığı için anlamayanlar için yazıyorum. Şu yukarıda yazan bütün işler fizyoterapistin işi. Ve gördüğünüz örnekte vatandaş işini yaptığı için 10 ay ceza alıyor.


Yurt dışında çalışan bir fizyoterapist olarak rahatlıkla yazıyorum. Eğer diplomanız varsa ve ülkede denkliğinizi aldıysanız hiçkimse sizi fizyoterapistlik yaptiginiz için yargılayamaz. Hatta diğer mesleklerde de durumun farklı olduğunu sanmıyorum. O kadar ülke gezdim sizi temin ederim şu durum ülkemize özel bir durum.


Sadece isyan etmek için değil, şu gördüğünüzde yapılmaya çalışanın gerçekte ne olduğunu açıklamak için yazıyorum.


Son zamanlarda çok fazla sahte doktor haberleri görmeye başladık. Çok net bir şekilde son yıllarda bu durum arttı. Ancak ben Türkiye’de 2009’dan itibaren işe girdiğimden beri sahte fizyoterapist çalıştırmayan bir yere denk gelmedim. Emin olun sahte doktor olayı sahte fizyoterapist kadar olamaz çünkü bizim ülkemizdeki tıp diplomalarının çoğunlugu neredeyse hiçbir ülkede tanınmıyor. Gidenler tıpı yeni bitirip yurtdışında bir süre eğitim görüp sonra doktor olarak işe başlayacak gençler. Yani doktor kaybımızın çoğu belki özele kayabilir ama yurtdışına zannedildiği kadar bir kayıp yok. Doktor sayısına rağmen sahte doktor sayısının artması tamamen bütçe hesaplaması. Sağlıkta iyi para var ve özellikle özeller biliyorsunuz ki bunun için çok fazla maaş vermek istemiyor.


İşte aynı mantık fizyoterapide de var. Fazla para harcamamak, asgari ya da asgari altı maaş vermek için sahte fizyoterapist çalıştırılmak isteniliyor. Öyle olunca fizyoterapist şunu yapamaz bunu yapamaz diyerek sahte fizyoterapistliğin önü açılıyor. Peki neden bu durum diğer ülkelerde ciddi anlamda yasak ve başka hiçbir ülke sahte sağlıkçı çalıştırmıyor?


Fizyoterapideki komplikasyonlar tıptaki kadar olmayabilir elbette. Sonuçta bir ameliyat yapmıyoruz. Ama sahte fizyoterapistler de sağlığınızı tehdit edebilir. En iyi ihtimal tedaviniz olmaz. Zaten benim yıllarcaTürkiye’de gözlemlediğim de bu. Bu durumun önüne son yıllarda kendi kliniklerini açan genç fizyoterapistler geçti. Her ne kadar ülkemizde sadece belli kesimin para kazanması desteklendiği için bu işte pek çok zorluk olsa da bilinçli hastalar artık fizyoterapistleri bulup sağlık problemlerinden kurtulabiliyorlar.


Ayrıca belirtmek istediğim bir şey de meslektaşlarıma duyduğum saygı. Çünkü madem bu ülke böyle, istenildiğiniz yere gidin de demek istemiyorum. Ben gittim ama bu yazımda vurgulamak istediğim şey bu değil. Bu saygı duruşumun sebepleri, hekimlere göre denkliğin pek çok ülkede çok daha kolay ve diploma tanınırlığı daha geniş ve pek çok ülkenin en çok aradığı sağlık çalışanının fizyoterapist olmasına rağmen kendilerine bir gram değer verilmeyen bir ülkeden gitmek için hekimler kadar çaba harcamamaları. Sağlık bakanlığında denklikle uğraşırken ilk kez hekim dışı personel için başvuru aldıklarını söylemişlerdi. Elbette hekimler bizden zeki orası kuşkusuz. Ama onlara da helal olsun çoğu ülkede diplomaları geçmemesine rağmen yine de uğraşıyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir